Çalışma programı kapsamında Nevşehir’e giden İçişleri Bakanı
Mustafa Çiftçi, Vali Hüseyin Kök’ü makamında ziyaret etti. MHP Grup Başkan
Vekili Nevşehir Milletvekili Prof. Dr. Filiz Kılıç, AK Parti Nevşehir
Milletvekili Süleyman Özgün, AK Parti Nevşehir İl Başkanı Muhammed Feyzi Aygün,
MHP Nevşehir İl Başkanı Adnan Doğu, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, kurum
müdürleri ve il protokolünün de katıldığı ziyarette; şehrin huzur ve güvenliği
ile kalkınmasına yönelik yürütülen ve planlanan kamu yatırımları, projeler ve
faaliyetler hakkında kapsamlı istişare ve değerlendirmelerde bulunuldu.
ESKİ GÖREV YERİNE ZİYARET
Ziyaretin ardından Bakan Çiftçi,
daha önce kaymakam olarak görev yaptığı Derinkuyu Kaymakamlığına geçit. Çiftçi,
Derinkuyu Kaymakamı Esra Bozan’dan ilçede yürütülen kamu hizmetleri ve devam
eden çalışmalar hakkında bilgi alınarak genel değerlendirmelerde bulunuldu.
“KERBELA ASIRLARDIR SÖNMEYEN BİR HAKİKAT MEŞALESİ”
Bakan Çiftçi ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha sonra Horasan
Erenleri Dergâhı Cemevi’nde gerçekleştirilen Muharrem Ayı Oruç Açma ve Lokma
Paylaşımı programına katıldı. Programda konuşan Çiftçi, Mah-ı Muharrem'in
hüzünlü, vakur ve manevi ikliminde, Hakk'a niyetle tutulan oruçları açmak,
lokmaları paylaşmak, duaları birleştirmek ve gönülleri aynı muhabbet halkasında
buluşturmak üzere bir araya geldiklerini söyledi. Çiftçi, “Muharrem ayı insanın
iç alemine döndüğü, nefsin hesaba çekildiği, vicdanın derinleştiği müstesna bir
vakittir. Kerbela ise asırlardır sönmeyen bir hakikat meşalesi, şehadetin
manasının bütün ihtişamıyla tecelli ettiği bir ibret menzilidir. Şehriyar,
Kerbela'nın gökleri ve yeri kuşatan hüznünü şu mısralarla dile getirir,
'Hüseyne yerler ağlar göğler ağlar, Betül-i Murteza, Peygember ağlar. Çünkü
Kerbela'nın acısı, bir devrin sınırlarında kalmamış, insanlığın vicdanına
kazınmıştır. Fırat’ın kıyısında susuz bırakılan, iki cihan serveri Efendimiz'in
gözünün nuru, cennet gençlerinin efendisi Hazreti Hüseyin efendimiz ve 72
yaranı, asırlardır sönmeyen bir duruşu, tükenmeyen bir izzeti ve hak uğruna
ödenen en yüce bedelin şerefini bizlere miras bırakmıştır. O gün Kerbela’da
bedenler susuz kalmış fakat hakikat susmamıştır. İzzet ve şehadet göklere
yükselmiştir. Kerbela'yı anmak, Hazreti Hüseyin'in yolunu anlamaktır. O yol,
mazlumun yanında durma yoludur, hakkı üstün tutma yoludur. O yol, insan onurunu
koruma, adaleti yaşatma ve zulme rıza göstermeme yoludur” diye konuştu.
“AYNI VATANA MUHABBETLE BAĞLI KARDEŞLERİN YURDU”
Bu vatanın büyük bir milletin yurdu olduğunu vurgulayan
Çiftçi, “Hazreti Ali efendimizin ilmi ve cesareti, Hazreti Fatıma annemizin
iffeti ve merhameti, Hazreti Hasan efendimizin sükuneti ve vakarı, Hazreti
Hüseyin efendimizin izzetli direnişi, Ashab-ı Kiram'ın faziletli duruşu,
milletimizin ruh köklerinde derin bir yere sahiptir. Anadolu'nun mayası da bu
muhabbetle tutulmuştur. Horasan'dan gelen erenler, bu topraklara kılıçtan önce
gönül, hükümden önce hikmet, sözden önce edep taşımıştır. Hünkar Hacı Bektaş
Veli’nin nefesi, Yunus Emre’nin gönlüyle, Hazreti Mevlana’nın muhabbeti, Pir
Sultan’ın sadasıyla, erenlerin çerağı, bu milletin irfanıyla buluşmuştur. Bu
sebeple Hacı Bektaş diyarı, gönül terbiyesinin, insan sevgisinin, edebin,
erkanın ve kardeşliğin adıdır. Burada yakılan çerağ, asırlardır bu millete
yolu, yordamı, merhameti ve muhabbeti göstermektedir. Bu aziz vatan
Alevi'siyle, Sünni'siyle, Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla Çerkez'iyle, aynı gök
kubbenin altında kader birliği yapmış büyük bir milletin yurdudur. Aynı acıya
gözyaşı döken, aynı duaya amin diyen, aynı bayrağın gölgesinde istikbale
yürüyen, aynı vatana muhabbetle bağlı kardeşlerin yurdudur” ifadelerini
kullandı.
“YETİME KARDEŞ, MAZLUMA SIĞINAK OLDUK”
Devletin kapısının milletin her bir ferdine açık olduğunun belirten Bakan Çiftçi, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, inanç hürriyetini, kültürel zenginliklerimizi, kardeşlik hukukumuzu ve toplumsal huzurumuzu güçlendiren bir iradeyle yoluna devam ediyor. Bu topraklarda yaşayan her bir kardeşimizin hakkı, hukuku, inancı, kültürü devletimizin güvencesi altındadır. Devletimizin kapısı da gönlü de milletimizin her bir ferdine her daim açıktır. İnşallah Türkiye Yüzyılı'nı da huzuru büyüterek, güveni tahkim ederek, kardeşliği güçlendirerek, her vatandaşımızın gönlüne dokunarak inşa edeceğiz. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak, sizlerin huzuru ve güvenliği için görevimizin başındayız. Her bir vatandaşımızın inancını özgürce yaşadığı, kendisini güvende hissettiği ve geleceğe umutla baktığı bir Türkiye için azim ve kararlılıkla çalışıyoruz. Bizler 1000 yıldır bu topraklarda birbirimizin yarasını sardık. Yolda kalana yoldaş, garibe umut, yetime kardeş, mazluma sığınak olduk. Sen ben demeden 'biz' dedik. Ayrılığı büyüten sözlerden uzak durduk. Muhabbeti büyüten sofralarda buluştuk. Bu akşam da aynı ruhla cem olduk. Kerbela'nın yasıyla mahzunuz, Hazreti Hüseyin'in hak mücadelesinden aldığımız ilhamla vakuruz. Acımızı paylaşıyor, duamızı çoğaltıyor, kardeşliğimizi geleceğe taşıyoruz” şeklinde konuştu.