MERAKLA BEKLENEN EMNİYET KARARNAMESİNİN ŞİFRELERİ!
...
Dün Ankara’da, emekli olmasına rağmen güvenlik bürokrasisini yakından takip eden deneyimli bir büyüğümle uzun bir sohbet yaptık. Görüşmemizin önemli başlıklarından biri de Emniyet teşkilatında merakla beklenen İl Emniyet Müdürleri ve Merkez Teşkilatı Kararnamesi oldu. Öncelikle beni takip edenler bilir ki, kulislerde dillendirilen ve göreve getirilmesi beklenen isimler gibi detaylara girmeyi, sürecin henüz nihayete kavuşmamış olması nedeniyle camiaya bir saygısızlık olarak addettiğimden uygun bulmuyorum. Fakat şunu söyleyebilirim ki, şu aralar dillendirilen söylentilerin neredeyse tamamı tahmin, yakıştırma ve temennilerden ibaret. Kimisi ise, isim yıpratma veya isim parlatma çabaları.. Öncelikle şunu vurgulamalıyım; Bakan Çiftçi’nin adalet, liyakat ve hakkaniyeti esas alan yönetim tarzı ve lider pozisyonu ile Genel Müdür Fidan’ın İçişleri Bürokrasisi ve akabinde 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası kritik bir dönemde icra ettiği MSB Müsteşarlığı ve Yüksek Askeri Şura Sekreterliği görevlerinde edindiği tecrübenin kararnamede net bir şekilde hissedilecek. Mevcut takvimde önemli bir değişiklik olmazsa şu an çalışmaları devam eden Emniyet Kararnamesinin önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensiplerine sunulur. Önceki dönem il emniyet müdürleri, polis başmüfettişleri, merkez teşkilatı başkan ve başkan yardımcıları, polis okulu müdürleri, il emniyet müdür yardımcıları ve ilçe emniyet müdürleri… Kısacası tüm görev ve unvanlardan isimlerin değerlendirilebileceği kapsayıcı ve kuşatıcı bir kararname olacağını kuvvetle muhtemel bekliyoruz. Ancak çalışmaların oldukça yüksek bir mahremiyet içerisinde yürütüldüğünü özellikle belirtmek gerekiyor. Edindiğim bilgi, kararname konusunda gösterilen bu hassasiyetin önemli gerekçelerinden birinin de teşkilat içerisindeki çalışma düzeninin ve motivasyonun korunması olduğu yönünde. Özellikle kritik alanlarda görev yapan emniyet müdürlerinin sürekli farklı görevlerle anılmasının, kurum içerisinde belirsizliğe, gereksiz dedikodulara ve huzursuzluklara yol açabileceği değerlendiriliyor. Görüşmemizde özellikle dikkatimi çeken hususlardan biri de teşkilat içerisinde zaman zaman dillendirilen bazı klasik yakıştırmalara ilişkin değerlendirmeler oldu. “Filanca şuranın adamı”, “buraya yakın”, “geçmişte şu isimlerle birlikte hareket ediyordu”, “şuradan güç alıyor” şeklindeki değerlendirmeler elbette not ediliyor fakat bu tür değerlendirmelere ihtiyatla ve belirli bir mesafeyle yaklaşılıyor. Kurumsal zaafiyete, kurumun önüne geçen ilişkilere veya bir yönetim sorununa dönüşmediği müddetçe bunlar üzerinde gereğinden fazla durmanın enerji ve zaman kaybına yol açacağı değerlendiriliyor. Zira Terörsüz Türkiye hedefiyle birlikte iç cephenin tahkim edildiği ve devletin imkân ve kapasitesinin daha büyük hedeflere yani büyük ve güçlü Türkiye’ye yöneltildiği bu kritik dönemde, kişilere dair lüzumsuz polemiklerin kurumsal gündemi meşgul etmesine müsaade edilmek istenmiyor. Esas ölçünün; liyakat, devlete ve millete sadakat, görev yeterliliği ve üstlenilen sorumluluğun hakkıyla yerine getirilmesi olduğu değerlendiriliyor. Bu kapsamda uzun yıllara dayanan meslek hayatına sahip herhangi bir emniyet müdürünün, kariyerinin yalnızca belirli bir döneminde birlikte görev yaptığı kişiler veya yakınlık kurduğu bir arkadaş çevresi üzerinden tarif edilmesinin, kendi başına sağlıklı bir değerlendirme yöntemi olarak görülmediği ve bu meselelerin dar bir bakış açısının ürünü olduğu anlaşılıyor. Zira meslek hayatında onlarca amirle, yüzlerce meslektaşla ve farklı görev çevreleriyle çalışma ilişkisi kurulması son derece doğal. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takdirleriyle göreve gelen üst yöneticilerin görev sürelerini tamamlayarak hizmet bayraklarını devretmelerinin ardından bu konuda sanki iktidar değişmişçesine bir tavra girilmesinin, ayrışmaya sebebiyet verilmesinin bilhassa güvenlik bürokrasisinde kabul edilemez bir yaklaşım olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle geçmişte kiminle çalışıldığından çok, nasıl çalışıldığına ve kişinin devleti ve milletine olan sadakati ve samimiyetine bakıldığını anlamak zor değil. Bütün bunların yanında dikkat çeken hususlardan biri de, Bakan Çiftçi ve Genel Müdür Fidan’ın, göreve gelişlerinin üzerinden çok uzun bir süre geçmemesine rağmen teşkilatın personel yapısına ilişkin oldukça geniş bir bilgi havuzuna sahip oldukları yönündeki değerlendirmeler. Çok iyi bir dinleyici olduklarını bizzat müşahede ettiğim Bakan Çiftçi ve Genel Müdür Fidan, bu konuda tabii olarak oldukça zengin bir kaynak ve bilgi çeşitliliğine sahip...

YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.