Kaymakamı Nasıl Yetiştiriyorlar?
...
111. Dönem Kaymakamlık Kursu'na bakınca, İçişleri Bakanlığı'nın artık sadece mevzuat bilen kaymakam değil; hukuk, ekonomi, güvenlik, afet, insan hakları, iletişim ve yerel kalkınmayı birlikte okuyabilen bir mülki idare amiri yetiştirmeye çalıştığı görülüyor. Peki bu yeni kaymakam modeli taşrada karşılığını bulabilecek mi?
Bir kaymakam adayının çantasına bugün sadece 5442 sayılı İl
İdaresi Kanunu'nu koyup göndermek mümkün değil. Çünkü ilçe artık eski ilçe
değil. Vatandaşın devletten beklentisi değişti. Güvenlik anlayışı değişti.
Afetler değişti. Ekonomi değişti. İletişim değişti.
Sosyal medya, yapay zekâ ve dezenformasyon kamu yönetiminin
kapısını çoktan çaldı.
111. Dönem Kaymakamlık Kursu'nun son haftalarındaki
programlarına baktığımızda, İçişleri Bakanlığı bu değişime uygun program
uyguluyor görünüyor,
Kursun konuşmacılarına ve çalışma ziyaretlerine bakın:
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanı Akın Gürlek,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet
Şimşek, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Okay Memiş, Dışişleri Bakanı
Hakan Fidan, TİHEK Başkanı Vasip Şahin. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı
Burhanettin Duran. Bunun yanında AFAD, Jandarma Lojistik ve Jandarma Havacılık
Komutanlıkları, TOBB, ASELSAN, HAVELSAN ve TUSAŞ ziyaretleri var.
Her bir konuşmacının farklı bir alana vurgu yapıyor olması
Kaymakamlık Kursu'nun bence en değerli tarafı, kaymakama çok geniş bir vizyon
kazandırmaya çalışması.
Ama müfredat kadar önemli olan bir başka şey var: Kurum
kültürü.
Adaya “vatandaş odaklı ol” demek kolay. Bunu
uygulayabileceği sistemi de kurmak gerekiyor. “Sahaya çık” demek kolay. Sahaya
çıkmasını sağlayacak çalışma düzenini oluşturmak zor. “İletişim kur” demek
kolay. Doğru iletişimin kurumsal altyapısını kurmak zor. “Yerel kalkınmayı
destekle” demek kolay. Kamu, özel sektör, belediye ve sivil toplum arasında
gerçek iş birliği oluşturmak zor.
Yeni kaymakamların gerçek sınavı burada başlayacak.
Kaymakamın karnesi Ankara'da değil ilçede verilecek
Bu dönem yapılan Kaymakamlık Kursu içeriğine bakıldığında
bize önemli bir mesaj veriyor. Sanırım İçişleri Bakanlığı kaymakamı yeniden
tanımlıyor. Sadece mevzuat bilen değil, hukuku bilen, sadece makamda oturan
değil, sahaya çıkan, sadece güvenlik yöneten değil, sosyal devleti de yöneten,
sadece kamu kurumlarını denetleyen değil, özel sektörle de konuşan, sadece
basın açıklaması yapan değil, kriz iletişimini bilen, sadece bugünü yöneten
değil, afet riskini, ekonomiyi, teknolojiyi ve geleceği okuyabilen, daha da en
önemlisi, devleti temsil eden ama kendisini devlet sanmayan bir kaymakam.
Bakanlığın kamuya açık sayfasında 111. Dönem'in bütün ders
saatlerini ve ayrıntılı haftalık müfredatını gösteren tek bir program
bulunmuyor; dolayısıyla değerlendirmeyi kamuya açıklanan konuşmacı, konferans,
kurum ziyaretleri ve eğitim başlıkları üzerinden yaptığımı özellikle belirmem
gerekiyor.
Ankara'da derslikte anlatılan her güzel sözün bir gün ilçede
karşılığı aranacak. O gün kaymakamın diplomasına değil; vatandaşın kapısını
çaldığında ne yaptığına, kriz çıktığında nasıl davrandığına, eleştiri
geldiğinde ne yaptığına, makamının gücünü nasıl kullandığına bakacağız.
Çünkü 111. Dönem kursunun kamuya yansıyan programına
bakıldığında tecrübe paylaşımı, kurum ziyaretleri ve uzmanlık alanları
bakımından oldukça zengin bir çerçeve var. Fakat asıl sınav, adayın ilçeye
gittiği zaman başlıyor.
111. Dönem Kaymakamlık Kursu, adaylara devlet yönetiminin
pek çok alanında önemli bilgiler veriyor. Ancak kursun ardından başlayan saha
dönemi, kaymakamlığın asıl okuluna dönüşüyor. Aday kaymakamı sahaya gönderirken
eline yalnızca mevzuat mı veriyoruz, yoksa sahada neyi öğrenmesi gerektiği de
tarif ediliyor mu?
111. Dönem Kaymakamlık Kursu'na “konferans ağırlıklı eğitim”
yanında zorunlu “vaka, simülasyon, saha ve performans değerlendirme” sistemi
eklenmeli. Kaymakamlık anlatılarak değil, karar verdirilerek öğretilirse daha
başarılı olabilir.
Bence “Bir Kaymakamın İlk 100 Günü” başlıklı uygulamalı bir modül şart. Çünkü kaymakamlık teoriden çok önceliklendirme ve yönetme sanatıdır.

YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.