Devlet Sokakta, Yönetim Nerede?

...

Son bir haftanın vali ve kaymakam haberlerine biraz dikkatli bakınca, birbirinden farklı şehirlerde çekilmiş ama aynı soruyu sorduran fotoğraflarla karşılaşıyoruz.

Bir vali esnafın arasında, bir başka vali yol şantiyesinde, bir kaymakam gece saatlerinde sınır kapısında, bir başka kaymakam köyde, vatandaşın evinde, bir kaymakam üreticinin yanında, bir başka vali sosyal yardım toplantısında “çalınmadık kapı, ulaşılmadık vatandaş bırakmayacağız” diyor. Fotoğrafların tamamında devlet sahada.

Peki ya yönetim?

İşte esas soru burada başlıyor. Artık mülki idare amirinin makam odasından çıkması tek başına haber olmamalı. Asıl haber, makamdan çıkan yöneticinin sahada ne gördüğü ve gördüğünü neye dönüştürdüğüdür.

Kaymakamın mesaisi saat kaçta biter?

Doğubayazıt Kaymakamı Mustafa Ayvat’ın gece saatlerinde Gürbulak Gümrük Müdürlüğü ve TIR Parkı’nda yaptığı inceleme, klasik kaymakamlık fotoğrafından biraz farklı. Saat ilerlemiş, sınır kapısı hareketli, TIR trafiği var. Gümrük işlemleri devam ediyor. Ve kaymakam sahada.

Burada esas olan yalnızca bir gece denetimi değil, devletin mesaisinin vatandaşın mesaisiyle aynı saatte bitmediğini gösterebilmektir.

Bazı sorunlar dosyada başka, sahada başkadır. TIR kuyruğunu rapordan okumak başka, gecenin bir saatinde o kuyruğu içinde görmek, sorunun yaşandığı yerde bulunmak başkadır.

Devlet masa başında da yönetilir ama devletin taşradaki gerçekliği çoğu zaman masanın dışında ortaya çıkar.

Afet geldiğinde protokol değil, saha konuşur

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın yoğun yağışların ardından Pazar ve İyidere ilçelerinde sahaya çıkması ise mülki idarenin en temel görevlerinden birini hatırlatıyor:

Kriz anında devlet nerede görünür? Normal zamanda makamda toplantı yapmak kolaydır. Fakat yağmur bastığında, yollar kapandığında, vatandaş mağdur olduğunda yönetimin gerçek yüzü ortaya çıkar.

Afet yönetimi makamda değil, sahada sınanır. Vatandaş o anda devletin kaç toplantı yaptığından ziyade, devletin orada olup olmadığını merak eder. Bu nedenle mülki idare amirinin afet bölgesindeki varlığı yalnızca bir fotoğraf karesi değildir.

Ama yine aynı noktaya geliyoruz: Sahaya gitmek başlangıçtır, sonuç değildir. Vatandaşın gördüğü zararın giderilmesi, kurumların koordinasyonu, alınan tedbirlerin uygulanması ve aynı sorunun tekrar yaşanmaması için yapılacaklar esas yönetim sınavıdır.

Devlet vatandaşın kapısını çalmalı

Meriç Kaymakamı Feyza Nur Odabaşı’nın köyde hane ziyaretleri gerçekleştirmesi ise başka bir devlet anlayışını gündeme getiriyor.

Vatandaşın kaymakamlığa gelmesini bekleyen bir yönetim anlayışı ile vatandaşın evine giden bir yönetim anlayışı arasında önemli bir fark vardır. Sosyal devlet anlayışında bu fark daha da büyür. Herkes devlet kapısına gelemeyebilir. Herkes talep dilekçesi yazamayabilir. Herkes yardım istemeyi bilemeyebilir.

Devletin yalnızca “başvuru yapan vatandaşa” değil, ulaşılması gereken vatandaşa da bakması gerekir.

Isparta Valisi Abdullah Erin’in sosyal yardımlarla ilgili toplantıda dile getirdiği “çalınmadık kapı, ulaşılmadık vatandaş bırakmayacağız” yaklaşımı da bu açıdan önem taşıyor. Bu cümle bir slogan olarak kalırsa hiçbir anlamı yoktur. Sahada karşılığı varsa, devlet-vatandaş ilişkisinin niteliğini değiştirir.

Sosyal devlet yalnızca yardım dağıtan devlet değildir. İhtiyacı görmeye, gördüğünün gereğini yapmaya çalışan devlettir.

Kaymakamlık makamından arı kovanına

Demirözü Kaymakamı İbrahim Zahid Ahat’ın Akyaka köyünde vatandaşlarla buluşması ve arıcılık yapan üreticilerin bulunduğu alanı ziyaret etmesi de aynı tartışmanın başka bir yüzü.

Bir ilçenin ekonomik hayatını yalnızca kurumların raporlarından okuyamazsınız. Arıcının kovanı vardır. Çiftçinin tarlası vardır. Esnafın dükkânı vardır. Hayvancının ahırı vardır. Üreticinin pazarı vardır. Bunların her biri bir ilçenin ekonomik haritasının bir parçasıdır.

Kaymakamın görevi yalnızca devlet kurumlarının koordinasyonunu sağlamak değildir. İlçenin gerçek hayatını tanımaktır. Sahayı tanımayan yönetici, rakamları bilebilir ama hayatı tam olarak okuyamaz.

Devlet görünür olmakla yetinmemek zorunda

Bugün mülki idare amirleri açısından yeni bir dönem yaşanıyor. Sosyal medya, kamu iletişiminin önemli bir parçası haline geldi. Valinin ve kaymakamın sahadaki görüntüsü artık birkaç saat içinde binlerce kişiye ulaşabiliyor.

Fakat burada ince bir çizgi var. Devletin görünürlüğü ile devletin etkinliği birbirine karıştırılmamalı. Bir fotoğraf devletin sahada olduğunu gösterebilir. Ama devletin gerçekten çalıştığını sonuç gösterir.

Bugünün gerçekliğinde sorumuz “Vali orada ne yaptı?”  “Kaymakam vatandaşı dinledi mi?” değil; Dinlediği sorun için ne yaptı? Vatandaşın hayatında değişiklik meydana geldi mi? olmalıdır. 

Etiketler :
Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
0 Yorum